Bugün size çeşitli hizmetleri olan bankanız, aslında iki temel amaçla çalışır. Bu amaçlardan biri tasarruf sahiplerinin paralarını almak ve aynı kişiler geri isteyinceye kadar muhafaza etmektir. İkinci amaç da belirli bir faiz ödemeyi kabul eden kimselere borç (kredi, istikraz ) vermektir.
Bir banka para üzerinde faiz esasıyla iş yaptığından,bankacılığın bazı toplumlarda hoş karşılanmadığı, uygun görülmediği bir devir vardı. Faiz almak bu toplumların insanları tarafından ahlak kurallarına uygunsuz bir davranış sayılırdı. Nitekim bazı ülkeler,vatandaşlarının bankalarla iş yapmalarını yasaklamıştı.
Bankacılığın tarihin kendi kadar eski olduğu belki de sizleri şaşırtacak bir gerçektir. Eski Babil'de, Mısır'da, Yunanistan'da bankacılığın olduğu güvenilir tarih kaynaklarından bilinmektedir. Gerçekte, tapınaklar paranın biriktirildiği yer olarak da hizmet ederdi. M. Ö. 210 yılında Roma'da, sarraflarla ilgili bir buyrultu yayınlandı. Bu buyrultuya göre, siyasal tartışmaların, devletin yönetimiyle ilgili sorunları içeren konuşmaların yapıldığı Forum adı verilen alanda, sarraflar için özel bir köşe ayrılacaktı. Dolayısıyla,"banka-bank" kelimesi bize İtalyanca'dan gelmiştir. Orta Çağ'da, İtalyan sarraflar işlerini caddedeki bir bank üzerinde yaparlardı. Halen parklarda,geniş ve ağaçlık caddelerin kaldırım kenarlarında oturulan bu banklar,İtalyanca'da "banco" kelimesiyle tanımlanırdı.
Günümüzdeki banka kelimesi de işte bu "banco" sözünden doğmuştur.
Modern bankacılık büyük bir ihtimalle 1587 yılında Venedik'te başlamış sayılabilir. Söz konusu tarihte Venedik' te (Banco di Rialto) kurulmuştu. Bu bankada tasarruf sahiplerinin parası kabul ediliyor ve hesabı (bankada parası) olanların, gerektiği zaman paralarının karşılığında çek yazmaları sistemi uygulanıyordu.
1619 yılında, Banco del Giro bu bankanınkini aşan faaliyetlerle hizmete girdi. Yatırılan altın ve gümüş karşılığında makbuzlar (senetler) veriyordu. Bu senetler de para yerine geçiyor,paraymış gibi kullanılabiliyordu. 1609'da kurulan Amsterdam Bankası,"banka parası" olarak geçerli makbuzlar vermekteydi.
İngiltere'de 1694 yılında (Bank of England-İngiltere Bankası) kuruluncaya kadar, kuyumcular banker (bankacı) olarak hizmet ediyorlardı.
Birleşik Amerika'da ilk banka,1782 de Kongre'nin özel kanunu ile Filadelfiya'da kurulan (Bank of North Amerika-Kuzey Amerika Bankası) dır.
Daha yakın zamanlarda ortaya çıkarılan bazı tarih belgeleri.Asur'da ve Fenike'de de o çağa göre hayli gelişmiş sayılabilecek bankacılık yöntemlerinin varlığını belirtmektedir. Nitekim dünya bankacılığında İsviçre ile birlikte en önemli yeri,ilk sırayı tutan Lübnan özellikle Beyrut bankacıları ,kendilerini Fenikelilerin mirasçıları sayarlar.Eski Fenike’nin bugünkü Lübnan'ın yerinde olması, Lübnanlılar'in da Fenikeliler gibi ticaret ve iş hayatında büyük başarılar göstermeleri,bu konudaki iddialarını desteklemektedir.
Daha yukarda belirttiğimiz gibi, bu alandaki öncülük ve önderlik sonradan İtalya'ya geçmiştir. İtalya tarihinde büyük yer tutan ünlü Medici ailesi, Orta Çağ'da o devirlere has bir anlayışla bankacılık da yapmıştır.
Türkiye'de modern anlamda bankacılık kurumunun uygulamasında ilk adım, iş yaptıkları kimseleri sömüren tefecilere karşı bir çıkış olarak (Emniyet Sandığı)nı kuran Mithat Paşa tarafından atılmıştır.
TARİH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TARİH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PARMAK İZİ NEZAMAN KULLANILDI ?

İnsanlar uzun sayılabilecek bir süreden beri parmak izlerinin değişik biçimlerde olduğunu bilmektedirler. Gerçekten de, Çinliler yüzlerce yıl parmak izinden çeşitli amaçlarla ve değişik şekillerde yararlanmışlardı.
Fakat parmak izinin suçluların araştırılması ve bulunması bakımından bilimsel bir değer kazanması, geçmişin karanlıklarında kalmayan yakın bir tarihte başlamıştır. Parmak izinin suçluların teşhisi bakımından kullanılmasını ilk olarak öneren kimse,1880 yılında İngiltere'de Dr. Henry Faulds'dur.
1892 de ünlü bir İngiliz bilim adamı olan Sör Francis Gatton,iki parmak izinin birbirine benzemediğini bilimsel bir gerçek niteliğiyle ortaya koydu. Parmak izi kayıtlarıyla ilk koleksiyonu yapan da aynı kişidir.
İngiliz Hükümeti,Sör Francis Galton'un ortaya sürdüğü şeyle yakından ilgilendi ve suçluların parmak izlerinden araştırılıp bulunmalarını hedef tutan,bu doğrultuda çalışmalar yapacak bir komisyonun kurulmasını istedi. Söz konusu komisyonun üyelerinden biri olan Sör Edward Henry, sonradan ünlü İngiliz polis örgütü Scotland Yard'ın başına getirilmiştir.
Sör Henry,parmak izlerinin alınması ve sınıflandırılması için bir sistem uyguladı. Sistemin uygulanması çok ağırdı. İki gurup parmak izinin karşılaştırılması dünyanın zamanını alıyordu. Oysa polis soruşturmalarında ve suçlunun bulunmasında zamanın nice önem taşıdığı herkes tarafından bilinen bir gerçektir.
Sör Henry'nin sistemine göre,bütün parmak izleri çizgilerin şekillenişine dayanan tiplere ayrılıyordu.Örnekte sabit noktalar arasında kalan kabarık çizgiciklerin sayılmasıyla bu parmağın her birini belirli bir guruba koymak olanağı vardır. Tam bir sınıflandırma için, 10 parmak bir ünite olarak kabul ediliyordu. Sistemin geliştirilmesiyle,parmak izleri dosyalanmağa başladı.
Halen FBI arşivinde 100.000.000 parmak izi kartı bulunmaktadır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)