ELEMENTLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ELEMENTLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ATEŞ NEDİR ?


Yanmanın bilimsel adı "ateşlenme" dir. Ateşlenmenin değişik türleri vardır. Fakat genellikle çok basit sayılabilecek bir olay meydana gelmektedir. Ateşlenme, havadaki oksijenin "yanabilecek" nitelikte bir maddeyle birleşmesinin sonucudur.

Bu tepki ısı üretir. İşlem çok süratli olmuşsa, alevleri görürüz. Ya da yoğun bir kızarıklığın oluştuğunu fark ederiz. Bir patlamada olduğu gibi, ateşlenmenin kendini hissederiz. Ağaç veya kağıt oksijenle birleştiğinde, kaçınılmaz bir şekilde alevler meydana gelir. Fakat otomobillerimizin motorunda da bir "ateşlenme", içten bir yanma olur. Burada,benzin havadan alınan oksijenle yanar.

Otomobil motorunda yanma işlemi öylesine hızlıdır ki, buna "patlama" diyebiliriz. Buna karşılık, çok yavaş tempolu, farkına varmamız için yılların geçmesi gereken "yanma" 1ar vardır. Sözgelimi bir demir paslandığı zaman, aslında çok yavaş bir yanma söz konusudur.

Yavaş bir yanma olduğunda, bunun sonucu ısı havaya Kaçamadığı zaman, sıcaklık aktif yanmanın başladığı bir ısı derecesine ulaşır. Bu da "kendiliğinden ateşlenme" diye tanımlanır. Kapalı bir yerde bırakılmış petrollü paçavra yığınlarını düşünelim. Petrol yavaş yavaş oksitlenme veya yanma sonucu bir sıcaklık meydana getirir. Bu sıcaklık dışarıya sız amaya cağından, paçavraların alev alabileceği bir dereceye kadar yükselir. Ateşlenme için varlığı gerekli olan oksijen.tabiatta en yaygın ölçüde bulunan elemandır. Çevremizi kuşatan havada yaklaşık olarak % 21 oksijen vardır. Bu oksijen, yanma işlemi için her zaman hazır durumdadır.

Herhangi bir madde ne kadar "yanıcı" olursa olsun,yanma işleminin gerçekleşmesi için oksijen gereklidir. Aynı şekilde, yanma işleminin gerçekleşmesi bakımından bazı maddeler de oksijen kadar gereklidir. Bu maddeler "yanıcı" diye tanımlanır. Belirli yanıcı maddeler, ateşlenme-yanma işleminde "yakıt" olarak kullanılır. Ağaç (tahta, odun),kömür,petrol,benzin, belirli gazlar, en belirli yakıt maddeleridir.

Ateşlenme (yanma) esnasında,havadaki oksijenin iki atomu, yakıt maddenin bir karbon atomuyla birleşir. "Karbondioksit" diye tanımlanan yeni bir maddenin molekülünü meydana getirir.

Nitekim vücudumuzda ısı ve enerji meydana getirmek için olan yanma işlemi sonucu üreyen karbondioksit, verdiğimiz solukla havaya gitmektedir.

TOPRAK NEDİR ?

Hava ve su gibi, canlıların yaşaması için vazgeçilmez unsurlardan bir diğeri de topraktır. Toprak, bitki örtüsünün beslendiği kaynakların ana deposudur..

Toprağın üst tabakası insanların ve diğer canlıların beslenmesinde temel kaynak teşkil etmektedir. Bir gram toprağın içerisinde milyonlarca canlı bulunmakta ve ekosistemin devamı için bunların hepsinin ayrı önemi bulunmaktadır. Toprağın verimliliğini sağlayan ve humusça zengin olan toprağın 1 cm lik üst tabakasıdır.

Dünyadaki toprakların ancak 1/10'inde üretim yapılabilmektedir. Ülkemizin arazi varlığının ise yaklaşık %36'sı işlenmekte, %28'i çayır ve mera, %30'u orman ve fundalık olup, geriye kalan bölümü diğer araziler içinde yer almaktadır. Ekilebilir arazinin ancak %11'i sulanabilmektedir.



Ülkemizin kullanılabilir arazi varlığının oranları


Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup; tarım dışı amaçlarla kullanılması, ağır metallerle kirlenmesi ve erozyon sonucu oluşan etkilerle kayıplara uğramakta ve verim düşmektedir. Kaybedilen toprakların yeniden kazanılması çok zordur.

1 cm. kalınlıkta ki toprak ancak birkaç yüzyılda oluşabilmektedir.

SU NEDİR ?


Dünya yüzeyinin dörtte üçü sularla kaplıdır.Ancak bu suyun büyük bir kısmı tuzlu su halinde denizlerdedir.Dünya su rezervinin ancak % 2,6’sı tatlı sulardan oluşur.Su yeryüzünde sürekli hareket halindedir.Su kullanılır fakat tüketilemez.Kullanılmış olan su genellikle aynı miktarda kirletilmiş olarak yeniden çevreye verilir.Suların ana deposu denizlerdir Denizlerden buharlaşarak atmosfere karışan su yağışlarla yeryüzüne taşınır.Yeryüzüne düşen yağışın bir kısmı yeraltına sürüklenirken bir kısmı da akış halinde yeniden denizlere döner.Yer kabuğu tarafından tutulan suda buharlaşma ve bitkilerin transpirasyonu yoluyla atmosfere karışır.Bu olaya hidrolik çevrim denir.Bir günde atmosfere karışan su 1200km3 olarak hesap edilmiştir.

SUYUN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ:
RENK:Su saf halde renksizdir.Suları renkli yapan neden ise içindeki yabancı maddelerdir.Suda çözünen ve kolloidal olarak asılı bulunan organik maddeler suyu renklaendirir.Demir krom mangan gibi bazı metal bileşikleri de suya renk verir.

KOKU VE TAT: Suyun kokusu ve tadı su içinde çözünmüş halde bulunan gazlar ve organik maddelerden kaynaklanır. Bu maddeler genellikle amonyak sülfürler´siyanürler fenoller serbest klor petrol atıkları bitkisel ve hayvansal atıklar ve bazı mikroorganizmalar suya hoş olmayan tat ve kokular verirler.Yer altı suları genellikle kokusuzdur sular kükürtlü bir tabakadan geçerse suya çürük yumurta kokusu verir.sodyum klorürlü sular tuzlu magnezyum sülfatlı sular acı olur. Kaynatılmış suyun tadının hoş olmaması sıcaklık artışa ile su içinde çözünmüş oksijen ve karbondioksitin azalmış olmasıdır.İçme suyu için en uygun sıcaklık 7-10C’arasıdır.

BULANIKLIK: Su içinde çözünmüş olarak süspansiyon ve kolloidal halde bulunan çok küçük çaplı taneciklerdir.bunlar bulanıklığı oluşturur.Bulanıklık su kalitesi açısından istenmeyen bir özelliktir.Gıda sanayinde tekstil ve kağıt üretiminde kullanılacak olan sularda bulanıklılık büyük önem taşır.
SICAKLIK: Yüzeysel suların sıcaklıkları doğal olarak iklime göre belirlenir.Genel olarak ekvatordan uzaklaştıkça ve deniz seviyesinden yükseldikçe suların sıcaklığı düşer.Yer altı sularının sıcaklığı ise daha çok derinliğe bağlı olup20-40 metre derinlikte(ortalama 33 metrede) 1C yükselir,


ELEKTRİKSEL İLETKENLİK: İletkenlik suyun elektrik akımını geçirme özelliğini ölçer. İletkenlik iyon halindeyken çözünmüş tuzun bulunmasına bağlıdır ve sıcaklık derecesine ve çözünmüş tuzun konsantrasyonuna bağlı olarak artar İletkenlik ölçümü suyun saflığını değerlendirmeye yarar. Saf suyun saflığı çok azdır ve buda kendi iyon ayrışmasından dolayıdır.

H2O H+ OH-

İyonizasyon sabiti: K: [H+] [OH-] : 10-14

Bir suyun elektriksel iletkenliği suda çözünmüş bulunan iyonların cinsi ve konsantrasyonuna bağlıdır.çözünmüş tuz konsantrasyonu arttıkça iletkenlikte artış olur Bu nedenle suların elektriksel iletkenliği ölçülerek çözünmüş tuz miktarı hakkında fikir edinilebilirBir çözeltini özgül elektriksel direnci 1cm2 yüzey alanı ve 1cm uzaklıkta iki elektrot arasında ölçülen dirençtir( ρ : ohm cm) Elektriksel iletkenlik ise elektriksel direncin tersi olarak tanımlanır iletkenlik µs/cm olarak gösterilir

SUYUN KİMYASAL ÖZELLİKLERİ:
SUYUN MOLEKÜLER YAPISI:
Su hidrojen ve oksijen atomlarının birleşmesinden oluşan kararlı bir moleküldür.Kimyasal formülü şöyledir.

H2+ 1/2O2 H2O

Suyun üç şekli vardır :
Sulp (katı ): Normal atmosfer basıncında O C0’nin altında
Sıvı: Normal atmosfer basıncında O C0 İle 100C0 arasında
Gaz: Normal atmosfer basıncında 100C0’den yüksekte

PH :doğal suların PH değerleri içerdikleri maddelere göre değişir.belli bir sıcaklıkta suyun PH derecesi hidrojen iyonlarının aktivitesine bağlıdır

PH= - log(H+) olarak ifade edilir.
Saf su çok az olarak iyonlarına ayrılır.Ayrışma sabiti 25 C’de Ksu = 10-14’tür.

H2O H+ + OH-

Ksu=(H+) (OH-) = 10-